Dortyol.com - Haber, Son Dakika Haberleri

Uzay Heparı kimdir?
Uzay Heparı kimdir?

Uzay Heparı kimdir?

Abone Olgoogle-news

Tam adı Rony Uzay Heparı olan Türk müzisyen, sinema oyuncusu, besteci ve müzik yapımcısı.

(Doğ. 24 Temmuz 1969, İstanbul - Ö. 31 Mayıs 1994, İstanbul)


Çocukluğu


Annesi Eti Heparı, babası ise Yayla Heparı'dır. Ailesi sonsuzluğun bir diğer adı olan Uzay ismini yakıştırmıştır ona. Nişantaşı'nda, Yeşilköy'de geçer çocukluğu. En zeki, en hareketli, en çocuk, en küçük olduğu yıllar... Müzik kulağı çok iyidir. Annesi ve babası çırpınmaktadır: İyi bir müzisyen olabilmesi için çok çaba sarf etmektedirler. Ama ne mümkün? Çocuk, piyano iskemlesine güç bela geçmekte ve zorluk çıkarmaktadır. İlk müzik hocası, hem halası hem de dönemin İstanbul Üniversitesi konservatuar müdürü olan Ova Sünder ile yapılan birkaç saatlik dersin bitiminde en afacan haliyle evi terk eder ve sokaklara karışır uzay boşluğuna ışınlanırcasına. 


Eğitimi


Aradan birkaç yıl geçer, Nilüfer Hatun İlkokulu'ndan ve Saint Benoit Fransız Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı piyano bölümüne kayıt yaptırır Uzay Heparı. O çocuk zamanlar geride kalmış, ikna edilmiş ve piyanodan kopamaz olmuştur. Müzik camiasındaki dostluklar da devreye girmiş, artık geri dönülmez bir yolculuğa başlamıştır. 


Dikkat çeken besteler üretilirken bir yandan da konservatuvar hocalarıyla klasik müziğin büyük bestecilerini Bach'ı, Chopin'i usta ve bilge bir müzisyen gibi tartışmaktan da geri durmaz. Artık bellidir, müzik ustalarının "harika çocuk" diye tanımladıkları bir genç adam durmaktadır orta yerde. İçi içine sığmayan, kendine güvenli ve arkadaş çevresinde sevilen mizah tarafı güçlü bir genç adam. "Bugün repertuvarında ne var?" diye soran hocalarına, "Şimdi size Berlin yöresinden bir hava, Bach gelir dura dura." diyerek hayatla dalgasını geçecek kadar şakacı bir genç adam.


Kariyeri 


80'li yıllar... Bıyık, sakal bırakmış yirmilerinde bir delikanlıdır artık Uzay Heparı. Sertab Erener ve Levent Yüksel'in de dahil olduğu bir müzik grubunun klavyeci aradığını öğrenir. İşe talip olur ama ilk provada o kadar kötü çalar ki daha bir hafta geçmeden kovulur. Çünkü bütün hayatı klasik müzikle geçmiş olan Uzay Heparı, profesyonel klavyeye alışık değildir fakat kovulmak ağrına gitmiştir. En hüzünlü haliyle Garo Mafyan ağabeyine gider. Böylelikle Garo Mafyan'ın şeflik yaptığı efsane İstanbul Gelişim Orkestrası'na girer. Orkestradaki sanatçılar, Uzay Heparı'ya hem hocalık yaparlar hem de genç müzisyeni motive ederler. Uzay Heparı, artık elektronik öğrenmiş ve hatta çok iyi öğrenmiştir.


MFÖ hayranı olan Uzay Heparı'nın pop müziğe ilgisi de bu hayranlıkla başlar. 1988 yılında henüz 19 yaşındayken ilk olarak Zuhal Olcay'ın Küçük Bir Öykü albümünde piyano çalar.


90’lı yılların başında bir fırtına gibi esen Sezen Aksu - Uğur Yücel Show için ilk davet edilen klavyeci Uzay Heparı olacak, o showda genç adam gerçekten de yeteneğinin farkına vardıracak ve Sezen Aksu'nun hiç yanından ayırmayacağı bir müzisyen olacaktır. Sezen Aksu konserlerinin, albüm çalışmalarının ayrılmaz bir parçasıdır artık. Oldukça gençtir ama artık gerçek bir profesyoneldir. Uzay Heparı, Sezen Aksu için ise bu dünyaya yanlışlıkla düşen bir yıldızdır. 


Uzay Heparı'nın pop müziğe merhaba dediği şarkılar Aşkın Nur Yengi'nin 1991 yılında seslendirdiği Serserim Benim ve Karanfil'dir. Sezen Aksu'nun 1993 yılında çıkan Deli Kızın Türküsü albümünde çalışır. Pek çok Sezen Aksu konserinde sahnede, klavyede Uzay Heparı vardır artık. O sıralar Sezen Aksu'nun seslendirdiği, Uzay Heparı'nın Aksu'yla birlikte bestelediği Masum Değiliz şarkısı herkesin dilindedir. 


Çalışkanlığı, neşesi, yeteneği, yeniliklere yatkınlığıyla pop müziğinde aranan kişidir artık Uzay Heparı. 1992 yılında Sertab Erener'in ilk albümü olan Sakin Ol!'daki çoğu şarkıların düzenlemesini yapmış ve albümdeki Sakin OlVurulduk ve Unutamadım şarkılarını bestelemiştir. 1993 yılında bomba gibi bir albüm düşer piyasaya: Levent Yüksel'in albümü olan Med Cezir. Albümdeki on şarkının tamamını Uzay Heparı düzenler. Ayrıca Med Cezir albümündeki Kadınım ve Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk şarkılarını da o besteler.


1994 yılında Nükhet Duru'nun kendi adını taşıyan albümüne düzenlemeler yapan Uzay Heparı, ölümünden hemen önce Sertab Erener'in Lâ'l albümü ve Demet Sağıroğlu’nun ilk albümü olan Kınalı Bebek'te yer alacak şarkıların düzenlemelerini yapıyordu. Uzay Heparı, Demet'in albümünde ilk kez Şehrazat ile çalıştı, son olarak Şehrazat‘ın sözlerini yazdığı Kınalı Bebek ve Biçare şarkılarının müziklerini yapmıştır. İki albümde Heparı'nın ölümünden sonra yayınlanmıştır.


Özel Hayatı


Uzay Heparı’nın 1993 yılında tasarımcı Zeynep Tunuslu’yla kesişir hayatı. Ani bir kararla hatta bir hafta içinde evlenirler. Zeynep Tunuslu bu evlilik için, “Uzay Heparı ile ilk karşılaşmamız ilk görüşte büyük bir aşktı, bir gökkuşağının altından geçiyor gibi oldum. Ben tasarımcıyım elbiselerle uğraşıyorum, o müzikle uğraşıyordu. Uzayın kendine has müthiş bir enerjisi vardı. Çok yaratıcı bir insandı, bütün o gençliğine, yaşına rağmen hakikaten çok büyük bir potansiyeli vardı. Tangodan klasiğe, moderne, popa büyük geçişler ve birbirine miksajlar yapabilme kabiliyeti vardı. Yaratmayı çok seviyordu. Çok şefkatli bir insandı, çok arkadaş canlısıydı. Hep onun gülümseyen gözlerini hatırlıyorum, öyle kaldı anılarımda." diyecektir.


Bu evlilikten Uzay Heparı'nın, Uzay Kanat Heparı ismindeki oğlu 5 Ocak 1995 yılında dünyaya gelecektir.


İlk ve Tek Sinema Filmi


Uzay Heparı, yeteneğinin sadece müzikle sınırlı kalmadığını oyunculukta da başarılı olacağını kısa zamanda kanıtlayacaktır. 1994 yılında vizyona giren Atıf Yılmaz'ın yönettiği Gece, Melek ve Bizim Çocuklar filminde başrolde oynayacaktır. 


Röportajlarından


Ölümünden önce yaptığı bir röportajda Uzay Heparı şu ifadeleri kullanacaktır: "Genel bir sorumsuzluğum var hayata karşı... Tek sorumluluğum piyano, müzik. Ne yapacağımı bilmemek özgürlüğü yaşatıyor bana. Yaşlılığı çok düşünüyorum ben... Yaşlandığım zaman bu heyecanları yine taşıyacak mıyım içimde diyorum. Attila İlhan'ın bir lafı vardır ya, "Aslında idam mahkumlarıdır yaşlılar" diye... Bu yüzden her şeyi yaşamak istiyorum..."


Başka bir röportajda ise, "Bazılarının yolculukları diğerlerinden hızlı olur." demiştir.


Ölümü


1994 yılının 20 Mayıs gecesinde Beşiktaş'ta Koç Köprüsü'nden çok sevdiği motosikletiyle geçerken Uzay Heparı, o anda köprüde aracı arıza yaparak durmak zorunda kalan ünlü oyuncu Demet Akbağ'ın arabasına çarpacaktır. Bir kaza, kısa ama üretken bir hayatının sonunu getirmiştir. Üstelik kazadan bir gün önce eşi Zeynep Tunuslu, hamile olduğunu müjdelemişken Uzay Heparı'ya, O, 31 Mayıs 1994'de saat 10:50'de hayata gözlerini yummuştur. Naaşı 1 Haziran 1994'de Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedilmiştir.




Ölümünden Sonra


1995 yılında ilk albümü yayınlanan Candan Erçetin, albümündeki seslendirdiği Daha isimli şarkının sözleri Mete Özgencil tarafından Uzay Heparı'ya ithafen yazılmış ve Sezen Aksu tarafından bestelenmiştir. 1996 yılında çıkan levent Yüksel'in ikinci albümünde yer alan Yas isimli şarkıyı ise Sezen Aksu Uzay Heparı'nın anısına ölümünün ardından yazmıştır. 


1996 yılında Zeynep Tunuslu'nun Uzay Heparı ile tanışmasını, evliliğini, hastanede geçirdiği, Uzay Heparı'dan sonra yaşadığı günleri ve oğlu Uzay Kanat Heparı'nın doğumuna kadar geçen süreyi anlattığı Mavi... Melekler ve Sen isimli kitabı yayınlandı.


2008 yılında Uzay Heparı'nın anısına bir çok sanatçının katıldığı Uzay Heparı - Sonsuza isimli bir albüm yayınlandı.


Ardından...


Yani Uzay diye biri geldi, adı üstünde heralde uzaydan geldi diyorum. Çok değerli şeyler yaptı, bizim hayatımıza çok güzel şeyler kattı. Onunla yaşadığımız dönemde insan olarak, arkadaş olarak, müzisyen olarak hayatımızın geri kalanına çok katkısı olan üretken ilişkilerimiz vardı. O yüzden zaten derin iz bıraktı ve hiçbir zaman da geçmeyecek etkileri...

Salon serserisi... Hem çok centilmen, hem çok elegant, hem çok iyi, hem tutkulu, son şövalyelerden yani. Ne kadar süre görüşmeyiz onunla bilmiyorum ama en azından görüşürüz diye bir ümidim var, özlüyorum onu. Hayat böyle bişey...

Çok özel biriydi gerçekten, yani herhangi bir şarkıyı eline verdiğinizde düzenlesin ya da ona bir şey katsın diye, böyle çok içerlerde bir yerde hani toprak altından çıkar gibi her defasında yeni bir hazine parçasıyla karşılaşıyorduk. İnsan olarak da çok etkileyiciydi. Zaten o gençliğine ve o yaşına rağmen sanki bütün deneyimleri biriktirmiş yani o olgunluğa gelmiş, belki başkalarının 100 yılda alacağı yolu 24 yılda alıvermiş gibi bir adamdı."Sezen Aksu


"Benim şansım, aslında çok büyük şansım var, Uzay'ın son eserleri benim kasetimde yayınlandı. Benim kasetimin müzik direktörü, aranjörü. O yüzden çok özel yeri var Uzay'ın bende. O gün, en son gün stüdyodan çıktık, beraber motora bindik, hava almak için. Kask takmadı. Ben dedim ki 'Uzay kask takmayacak mıyız?' Ben de takmadım. Çok sıcaktı ama o gün. 'Yavaş gidiyorum Demet.' dedi ki Uzay çok iyi motor kullanır. Dolaştık, hamburgerler yedik geldik stüdyoya. Onun bir tane Heparı tişörtü vardı, kısa kollu tişört ama üzerinde bir sürü arı var. Onu kasetin kokteylinde giyecekti." Demet Sağıroğlu


"Çok büyük bir kayıp. Bir daha bu Uzay Heparı'yı bu yaşta bu yetenekleriyle müzik dünyası nereden bulacak?"Osman Yağmurdereli


"O zaten tertemiz bir insandı." Billur Kalkavan


"Evimden çıktım. Küfe'de çalışıyoruz, oraya gidiyorum saat 23:30 civarlarıydı. Koç Köprüsü'nün üzerine çıktıktan sonra müthiş bir ses gelmeye başladı arabadan. Yani ilk defa da başıma geliyor böyle bişey. Ses geldi, biraz sarsıldı araba, tam köprünün düzleştiği yerde birden bire durdu araba. Ses hiç kesilmedi durmasına rağmen, el frenini çektim, işte her şey o anda oldu, bitti. Bir anda bir gürültü duydum arkamda. Benim durmamla, arkadan gelip çarpması bir anda oldu yani." Demet Akbağ




Katkısı olduğu albümler


-Zuhal Olcay - Küçük Bir Öykü (1989)

-Zuhal Olcay - İki Çift Laf (1990)

-Akrep Nalan - Dağ Çiçeği (1991)

-Erol Evgin - Erol Evgin İle Yeniden (1991)

-Aşkın Nur Yengi - Hesap Ver (1991)

-Sertab Erener - Sakin Ol! (1992)

-Sezen Aksu - Deli Kızın Türküsü (1993)

-Levent Yüksel - Med Cezir (1993)

-Aşkın Nur Yengi - Sıramı Bekliyorum (1993)

-Nükhet Duru - Nükhet Duru (1994)

-Sertab Erener - La'l (1994)

-Demet Sağıroğlu - Kınalı Bebek (1994)


Filmografi 


-Gece, Melek ve Bizim Çocuklar (1994)

Yorumlar

  • Shoegazeband - 2021-02-20 20:02:45
    Durup dururken hüzünlendim yazıyı okuyunca. Onun öldüğü gün değil defnedildiği gün 1 Haziran 1994 günü doğmuşum. Gerçekten iyiler erken gider derler ya, işte öyle bu da:(
  • Derya Bölükbaşı - 2021-02-22 16:33:53
    Durup dururken ölmüş adama aşık ettiniz beni lan:(
  • Şopenhauer - 2021-02-26 23:06:33
    Demet Sağıroğlunun bahsettiği Heparı tişörtünü de koymuşsunuz buraya. Ah be ölmeseymiş Türk Popunda daha neler olurmuş kim bilir